DenizDeSevenler

Yeme-İçme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeme-İçme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2015 Salı

Ada'nın 4. Yaş Günü Partisi - Lolipop Teması Ve İzmir Doğum Günü Partisi için Mekan Önerisi

İşte bir yıl daha geçti ve ben inanamıyorum zamanın hızına.

Bir doğum günü kutlamasını daha geride bıraktık. Artık hem Ada hem de arkadaşları daha büyük daha bilinçli ve daha kuduruk :) bu yüzden onların rahat eğlenebileceği kısa tabiriyle kurtlarını dökebileceği bir kutlama olmasını istedik ve partiyi dışarıda yapmaya karar verdik.

İzmir bu tarz konularda ne yazık ki çok zengin değil ya da biz mi bilmiyoruz mekanları bir de tabii işin maddi kısmı var ki gerçekten çok acayip paralar dönüyor bu parti düzenleme işi yapan yerlerde, kısaca "parti evi" denen mekanlarda.

Biz hem eve yakın olsun hem makul fiyatlı olsun hem sıcak bir ortamı olsun istedik ve Jingle Bells Parti Evi'ni tercih ettik.


Kesinlikle doğru bir karar verdiğimizi düşünüyorum.



Çok renkli ve güzel bir ortamı var. Çocuklar çok sevdi aileler için de çok rahat bir mekan.



Bu seneki temamızı Lolipop olarak belirlemiştik.

Çocuklar için hazırlanan küçük hediye paketlerinin içerisine lolipoplar koyduk.




Büyüklere EST 1923 den bebek kolonyaları hediye ettik çook güzel kokuyorlar.


 Pastamız geleneği bozmadan Reyhan'da yaptırıldı rengarenk muhteşem bir model oldu.


Umarım bunlar sizlere de güzel fikirler vermiştir.

Canımın en güzel köşesine de sağlıklı mutlu bol şans dolu yeni ve daha nice yaşlar diliyorum.

Enjoy!






22 Nisan 2014 Salı

Ada'nın 3. Yaş Günü Partisi - Çilek Kız Teması

Neredeyse 4. Yaş günü gelecek ben ancak yazabiliyorum bu parti yazısını.

Ama bu fikirleri paylaşmazsam olmazdı o yüzden geç olsun güç olmasın.

Bu seneki temamız Çilek Kız oldu. Aman pek de iyi oldu etrafta Çilek Kız ile ilgili hiçbir şey olmadığını temaya karar verdikten sonra öğrendim. Akla hayale gelmedik temalarla ilgili envaı çeşit ürün varken Çilek Kız bulmak bir ölümmüş. Bundan sonra önce piyasa araştırması sonra tema kararı diyorum.

Yine de eldeki imkanlarla cici bici bir doğum günü yaptığımızı düşünüyorum. Ada da çok mutlu oldu.

İnternetten Çilek Kız temalı bardak ve tabaklar aldım. Üzerlerindeki etiketlere "Happy Birthday Ada" yazıldı.


Masamıza çilek şekerlerden oluşan bir tabak hazırladık.

 
 
Gelen miniklere hediyeler vermek için küçük kağıt torbalar aldık üzerlerine gittigidiyor da bir satıcıdan bulduğum el yapımı çilek şeklindeki cam boncukları diktik. 
 
 

 
 
Bu cam boncukları aynı zamanda masanın üzerine dekoratif amaçlı da serpiştirdim
 

 
 
 
Size daha önce bu yazımda bahsettiğim The Loli Shop'dan gelenlere hatıra olması ve ağızlarını tatlandırmak amacıyla minik paketlerde şekerler aldım. Her bir şekerin üzerinde çilek motifi var. Üzerindeki "Ada 3 Yaşında" etiketi benim zevkime göre onlar tarafından tasarlandı. Paketlere üç ayrı renk kurdeleler takıldı.
 
 


 
 
Yine evimize bir sürü balonlar yerleştirdik. ^yaş balonumuz yine Balon Evi' nden. 
 
 

 Pastamız tabiiki yine Reyhan'dan. İnternete beğendiğim bu resmin aynısını yapmayı başardılar. Lezzeti zaten tartışılmazdı.





Güzel böceğime parti hazırlamak bir zevk. Sağlıklı, şans dolu bir hayatı olsun.

Umarım size de güzel fikirler vermiştir.


Enjoy!



9 Eylül 2013 Pazartesi

Arazi - Organik Mavi Çay

Bugün de karşınıza yeni bir çay denemesi ile çıkmış bulunuyorum.

Fantastik çaylar konusunda giderek yükselen bir çıta izliyorum yakında konuşan çay falan içebilirim :)

Bu mavi çay'ı daha önceden bir Instagram paylaşımında görmüştüm ve görünümüne bayılmıştım alıp denemeyi düşünüyordum ama sonra aklımdan çıkıvermiş.

Bu aralar yine Deniz'in organik takıntısı baş gösterdi, her yerde kullandığımız kozmetiklerin temizlik ürünlerinin içeriğindeki şu şöyle zararlı bu böyle zararlı yazılarını okudukça coşup kendimi organik ürünler satan sitelere attım. Bir sürü yeni ürün keşfettim zaman içinde sizlerle de paylaşacağım, önce kendim deneyim ölmezsem size de anlatırım :PpP

Bu siteleri gezerken yine mavi çay çıkıverdi karşıma hemen sepete atıp bu sefer hafızamın kurbanı olmadan denemeye karar verdim.

Peki neymiş bu mavi çay biraz bakalım. Karabaş - Lavandua Stoechas L.

Karabaş otu yani.

Birçok faydası olduğu söyleniyor. En önemlisi kansere karşı koruyucu ve sigarayı bırakmaya yardımcı,

Ayrıca;

Balgam söktürücüdür. 
İdrar yolları iltihaplarını giderir.
Antiseptik ve yara iyileştiricidir.
Ağrı kesicidir. Sinirsel bas ağrısı ve uykusuzluğa iyi gelir.
Sara ve astımda yatıştırıcı bir etkisi vardır.
Egzama yaralarına iyi gelir.
Sinir ve kalp kuvvetlendiricidir.
Ses telleri enfeksiyonları ve tansiyon düşürücü etkileri vardır.
Kan dolaşımını düzenleyici, kan sulandırıcı ve damar genişletici özelliklere sahiptir.
Gelelim Arazi Mavi Çay'a; Büyük çay kutusu içerisinde 16 adet küçük dikdörtgen kutudan oluşuyor içerisinde dal şeklinde Karabaş otu bulunuyor. Kutuyu sapın olduğu taraftan açmanız gerekiyor ki bu da ambalajda belirtilmiş.





İçinden çıkan dalı fincana koyup üzerine kaynamış suyu ekliyorsunuz su yavaş yavaş maviye dönüşürken çayınız da demlenmiş oluyor sonra da afiyetle içiyorsunuz. Tadı öyle akılda kalıcı ya da değişik değil bildiğimiz bitki çayları gibi çok ilginç bir şey beklemeyin. Ama görünümü gerçekten keyifli.

Yalnız her dal aynı şekilde demlenmiyor. Annem, teyzem ve kendime üç fincan hazırlayıp aynı anda demledim ve üçümüzün de rengi farklı oldu. Bir tanesi neredeyse hiç mavi olmadı, biri biraz daha açık yeşlimsi bir mavi oldu diğeri ise tam bir mavi. Sanıyorum çiçeğin olgunluğu ile ilgili bir durum.



Hem sağlık açısından hem de şık değişik sofralar kurarken bence bu çayı da denemelisiniz.


Ben çayı en uygun fiyata organikmagazam.com dan buldum 9.90 TL. Buradan sipariş edebilirsiniz. Farklı birçok organik ürün satan sitede de vardı ama en uygun fiyatlı buradaydı. 24 saat olmadan da elime ulaştı.

Enjoy!

6 Eylül 2013 Cuma

Doğuş Mistik Chai

01.09.2013 Saat: 00:00 itibariyle son bahar gelmiş bulunuyor. Gerçekten mevsimin dakikliği karşısında gözlerim yaşardı. Şahsen derin depresyondayım hava serinliyor, yapraklar sarı çirkin çirkin dökülüyor, gelecek de pek parlak değil, yani önümüz kış en nefret ettiğim iki mevsim peş peşe kapıda.

Yine şir şir yağmurlar başlayacak, ne giyersen giy üstüne bir kaban giyip kapatılacak, kat kat giyinmesi dert soyunması dert günler gelecek, karanlıkta evden çıkılıp karanlıkta eve girilecek. Galiba göç ederek yaşamam gerekiyor.

Böyle hafiften ürpermeye başlayınca yine benim değişik çaylar deneme isteğim de depreşti. Geçen gün ikram edilip bayıldığım çayı da size tanıtmak istedim.

Doğuş Mistik Chai; Karışık bitki çayı. İçerisinde hem siyah çay var hem de farklı bitkiler. Tarçın, böğürtlen yaprakları, zencefil. Muhteşem bir vanilya aroması ve sihay çay tadı, arkadan kakule kokuları tarçın kokuları gerçekten çok başarılı bir çay.



Çayı hazırlarken poşeti fincana koyup 1/3 kaynamış süt, 2/3 kaynamış su koyun diyor. Ben sadece su ile hazırlıyorum. Henüz o kadar İngiliz olamadım sanırım halen "Fish and Chips" kadar İngiliz'im. Sütlü çay beni bozar. Kaynamış sütün kokusuna asla dayanamam soğuk süt severim zaten şirkette nereden bulacağım kaynamış sütü.


Ama emin olun sadece su ile de mükemmel bir çay mutlaka denemelisiniz. 


Enjoy!

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Freshies - Doğal Nefes Temizleyici

Şu hayatta başımın belada olduğu bir konu kokular.

Güzel kokan her şeye ne kadar zaafım varsa kötü kokulara da bir o kadar tahammülsüzüm. Burnum da inanılmaz hassastır ve bir de bahtsızlık ve Murphy bir araya muhakkak gelip nerede leş kokan insan varsa illaki beni bulur. En güzel örneği de spor salonu maceralarım.

Bir salonun yüz tane üyesinin yüzü de leş kokmuyordur ya nedense koşu bantlarında minder çalışmalarında benim yanımda burnumun direğini kıran birisi mutlaka olabiliyor. Ben artık işin temizlik, saygı, kendini bilmek kısımlarını geçtim gerçekten bu devirde sen bu kadar teknolojiyle bu çeşit ürünle hala teke gibi kokmayı becerebiliyorsan ben sana ne diyim daha. Ama gerçekten spor salonunda nabzın olmuş 150, saniyede 8546678 kere soluk alırken yanında gerçekten abartmıyorum en pis hayvandan bile daha beter kokan birilerinin olması tarif edilemez bir işkence.

Bunun bir ileri boyutu da benim için ağız kokusu ayyhh bak anlatırken bile içim kalkıyor. Galiba ben bu kadar çok koku hassasiyetim olduğu için önem veriyorum ama kalabalık bir ortamda olacaksam, biriyle birer bir yakın bir çalışma yapacaksam yediğime içtiğime ve hatta yemediğime bile dikkat ederim. Asla soğan sarımsak yememeye çalışırım ya da karnım açsa mutlaka yanımda sakız falan taşıyıp ağzımı ferah tutarım, yani sucuklu tostu bünyeye yuvarlayıp 12 saatlik otobüs yolculuğuna çıkmak gerçekten benim gerizekamın almadığı bir durum!!! Bakın insanlar nasıl insanlıktan çıkar, bazen böyle yolculuk falan yapacaksam şöyle düşündüğüm oluyor "ben insanların kokusunu çekeceğime insanlar benim kokumu çeksin aban Deniz sucuğa" ama yok yani yapamıyorum tabii ki.

Her insan gibi benim de soğan sarımsak yediğim ya da uzun süreli aç kaldığım durumlar oluyor tabii ki o zamanlar için en sevdiğim ürünlerden bir tanesini sizlere tanıtmak istiyorum şimdi. Ne zamandır hiçbir yerde göremiyordum ama dün akşam en sevdiğim market canım Migros da görünce çok sevinip hemen aldım bir paket.

Freshies - Doğal Nefes Temizleyici.




Bu ürün içerisinde nane, kekik, maydanoz ve ayçiçek yağlarının olduğu minik jel kapsüllerden oluşuyor.


Diyelim soğanlı falan enfes bir yemek yediniz ya da uzun süre aç kaldınız en fazla 2-3 adet kapsülü (1 adet yetersiz kalıyor ben genelde 2 tane tercih ediyorum) suyla yutuyorsunuz. Bir süre sonra kendiniz bile nefesinizde bu bitkilerin kokusunu hissedebiliyorsunuz. Kesinlikle harika bir ürün diye düşünüyorum sakız gibi yüzeysel bir etkisi de yok direkt mideden kokular gelmeye başladığı için çok daha etkili.

Aynen ilaç ambalajı gibi görünüyor ancak değil, içerisinde 24 adet bulunuyor. Fiyatı 6.5 TL

Tatlandırıcı, koruyucu, renklendirici içermiyor.

Üretici firma AFT gıda. Sitesini buradan inceleyip diğer ürünlerini de görebilirsiniz.

Ürünleri online satın almak için de buraya bakabilirsiniz.

Enjoy!

18 Ağustos 2013 Pazar

Çorbadan Dönenin Kaşığı Kırılsın :)

Bu günlerde kendimi çorbalara verdim.

Ne alaka bu sıcakta çorba diyebilirsiniz tabii ama bu sıcakta soğuk biralara, dondurmalara, zeytinyağlılara, mangallara abanan bünye 3 haftada 1.5 kg alınca kuyruğumuzu kıstırıp akşamları sadece çorba salataya talim ediyoruz.

Yeterince açıklayıcı mı sayın okur bak çok gerildim yine nedir bu yeme-içmeden çektiğim benim yaaa :(

Neyse efendim belki bağğzılarımızın tatilleri henüz bitmedi bağğzılarımız daha tatile gidecek gün sayıyor olabilir! BANA NEEE aaa benim bitti taamm mı hem de kilo almış olarak. Eve döner dönmez de spor salonu üstü çorba salonu arası bir düzene girdik.

Sabah kahvaltım çok sıradan bir dilim ince tam tahıllı ekmek, kibrit kutusu peynir, domates salatalık. Bir gün intihar falan edersem bilin ki sebebi bu cümle. Ömrümü yedin kibrit kutusu peynir :)

Ara öğünüm bir kuru kayısı bir tam ceviz. Bakalım ne zaman bayıcak?

Öğlen yemeğim şirket menülerinden diyet menüde ne çıkarsa. Bir gün sebze yemeği bir gün ızgara et/tavuk/balık, yağsız salata, bir dilim kepekli ekmek.

Ara öğünüm bir light süt veya bir kuru kayısı bir tam ceviz veya bir porsiyon meyve.

Spor öncesi bir adet yeşil Unique Protein bar. Burada yazmıştım. Bu arada her gün spora gitmeye başladım. Kendime önce irade, sonra sabır, sonra dayanma gücü diliyorum.

Akşam spor sonrası 45-60 dk arası bir şey yememeyi öneriyormuş spor uzmanları böylece yağ yakımı daha çok oluyormuş o yüzden eve gidip duş almaca hazırlanmaca sonrası Ada'yı da anneannesiyle yazlığa göndermiş olmanın rahatlığıyla çıkıyoruz evden kendimizi İzmir'in nadide çorbacılarına atıyoruz :)

Artık önümüze ne gelirse, ezogelin mi istersin, mercimek mi, yayla mı çeşit çeşit çorbadan birini seçip yanına da biraz yağsız salata ve allah belanı versin - bir ince - ölse de kurtulsak - kepek ekmeği ile akşam yemeği olayımızı hallediyoruz. Son noktayı da sade birer türk kahvesi ile koyuyoruz. Birinci haftayı kazasız bitirmek üzereyiz daha çook yolumuz var.

Bu arada da evrenden sinyaller midir nedir çok güzel bir çorba yazısı buldum onu da sizinle paylaşmak istedim.

Yok bacım bu diyet bitmez :)



Enjoy!

Kansere karşı mucize Türk çorbası!
Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine vurgu yaparken, halka, televizyondan duyduklarını değil, anneannelerinden duyduklarını yemelerini önerdi.
Prof. Dr. İsmail Çelik, 5. Prevantif Onkoloji Sempozyumunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine ilişkin bilgi verirken, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına sahip çıkılmasını istedi ve özellikle annelerin vazgeçilmezi “tarhana çorbasının” faydalarına dikkati çekti.
Prof. Dr. Çelik, şu görüşleri dile getirdi: “Televizyondan duyduklarına değil, ananelerinden duyduklarını yemelerini önereceğim. Köyümüzdeki, bize öğretilenleri yerlerse kanserden korunurlar. Meyve, sebze, lifler, tahıllar. Köylerde çok ciddi et yenmezdi. Her gün her gün etler, pideler restoran kültürüdür. Her gün et mi yenir, bir kere o kadar zengin değildi Türk halkı. Et az yenecek, meyve sebze çok yenecek, tahıldan da biraz fazla.
Tarhana çorbasının içeriğine bir bakın…
Kilo kontrolünün önemine işaret eden Çelik, “Şişman olmayacaksınız, şişmanlıktan kaçınacaksınız. Bakanlığın çalışması var, şişmanlığın sebebi ne olursa olsun kanser riski yaratıyor diye. O diyeti, bu diyeti değil, şişmanlığın sebebi zeytinyağı da olabilir, fındık, fıstık da olabilir. İnsan her gün badem yer mi, kanserden korunmak için de yenmez, tedavi olmak için de yenmez” diye konuştu.
Sigara kullanmamanın, kanserden korunmada önemli faktörlerden biri olduğunu dile getiren Çelik, “Bir sigara içmemek ve şişmanlamamak. Yiyorsanız eğer yakmak için egzersiz yapın. Ticari amaçlı, belli kliniğe yönlendirme amaçlı her şeyi kesmeliler insanlar, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına uygun beslenmeli. Tarhana çorbasının içeriğinde o kadar kanserden koruyan madde var ki… Yoğurdundan domatesine içindekilere bir baksınlar” değerlendirmesinde bulundu.
Sigarayı bırakmaya niyetli grup; orta yaş
Prof. Dr. Çelik’in başkanlığını yürüttüğü Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı bünyesinde Sigara Bırakma Birimi de bulunuyor. Çelik’e, sigarayı bırakma konusunda önerileri sorulduğunda, “Kulağa küpe takmalar, akapunktur gibi henüz bilimsel olmayan metotları kullanmadan, sigara bırakma merkezlerine gitsinler” karşılığını verdi.
Merkezde önce sigara içen kişinin ne kadar bağımlı olduğunu tespit ettiklerini belirten Çelik, uyguladıkları yöntemler hakkında şu bilgileri verdi: “Bazı insanlar günde bir iki tane içiyor, 20 senedir de aynen öyle içiyor, o insanların bırakmaları kolay oluyor, onlara vereceğimiz yöntem farklı.
60-70 yaşındakilere önereceğimiz yöntemler ise farklı. En kolay bırakacak olanlar gençlerdir, onlar keyif için, çok sevdikleri için içerler, o yüzden de merkeze gelmezler. Onları bıraktırmak kolay, ama hiç de niyetleri yoktur. Onlar bize gelsin hemen bıraktırırız. Onları en çok sigara yasakları etkiliyor. Genç, ’orada içemiyorum, burada içemiyorum, içmeyim’ diyecek.
Bize gelenler daha çok orta yaş ya da orta genç dediğimiz grup. Yaşlara göre tedavi yöntemleriyle çalışıyoruz, tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Tıp doktoru olmayan birinin başarılı olması mümkün değil. Ayrıca biz birim olarak insanları yakalayınca bırakmıyoruz. Bizim bıraktırma başarımız, yüzde 60-70’leri buluyor.
Örnek olsun diye kurulan bir kliniğiz. Tüm Türkiye’deki yapılanmanın biraz üzerindeyiz, psikologlar, kanser kayıt elemanları çok iyi bir kadroyla çalışıyoruz.” Sigara bırakma merkezlerinin kar amaçlı çalışmadığının altını çizen Çelik, “Biz bunu kar amaçlı yapmıyoruz, ama kar amaçlı yapsaydık 20 milyon müşterimiz var demektir. Sigara bırakma çok zor, ama bıraktığınızda hayatınızdan çıkarıp, attığınız bir şey gibi düşünün. Şeker hastalığı geçmez, yüksek tansiyon iyileşmez, ama sigarayı bırakırsanız, hayat boyu onunla işiniz olmaz, tümör gibi çıkarıp atıyorsunuz” dedi.
İşte sofraların sultanı çorbaların faydaları…
Sofralarımızdan hiç eksik olmayan, Türk mutfağının başlıca yemeklerinden çorbalar, kansere, sindirime, kolesterole ve bunun gibi bin bir derde çare olduğunu biliyor musunuz?
Domates Çorbası
Domatesin enerji değeri (kalorisi) azdır. Bir orta boy domatesle en fazla 25-30 kalori alırsınız. Domates ve domates ürünlerinin kilo yönetimini kolaylaştırmasının bir nedeni de budur.
* Domates lif zengini bir besindir. Lif bakımından zengin beslenme; kolesterol kan şekerine destek olur.
* Kan basıncını azaltır.
* Kansere karşı korur.
* Kilo yönetimini kolaylaştırır.
* Kansızlıkla mücadelede yardımcıdır.
Mercimek Çorbası
Mercimek Kırmızı tanelileriyle yapılan çorbasını severek içtiğimiz; yeşil taneleriyle hazırlanan salata yemek ve köftesini afiyetle yediğimiz doğal protein kaynağı Mercimek bitkisi Baklagiller’dendir. Yukarıda görüldüğü gibi yüksek oranlı besin değerleri olan mercimek bu özelliğinin yanı sıra;
* Kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürür: Böylece kalp krizi geçirme rizikosunu azaltır; kalp dostu bir besin olduğunu kanıtlar.
* Yüksek oranda lif içermesi nedeniyle mercimek şeker hastaları için değerli bir besindir: Çünkü insülin ve kan şekerini düşürür.
* Yüksek lif içeriğiyle pekliğe iyi gelir ve kalın bağırsakların çalışmasını düzene sokar. Hemoroit ve diğer kalın bağırsak sorunlarında iyileştirici etkiler yapar.
* Mercimek içerdiği yüksek orandaki demir ve folik asit nedeniyle kansızlığı önler.
* Zengin potasyum içermesi nedeniyle yüksek tansiyonu düşürücü etkiler yapar.
* Mercimek içerdiği maddelerle bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.
* Mercimek çorbası içtiğinizde kuru baklagil tüketmiş olur ve posa alımınızı da artırmış olursunuz.
Brokoli Çorbası
Besin olarak en yararlı sebzelerden biri olan brokolinin faydaları;
* Brokoli içerdiği maddeler açısından insan sağlığı üzerinde çok faydalıdır. Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içermektedir. İçerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir.
* Antibiyotik özelliğe sahip olan brokoli, bu yönüyle prostatitis’e (prostat enfeksiyonu) karşı çok etkindir.
* Hiç bir antibiyotik yoktur ki bağışıklık sistemimizi zayıflatmasın. İşte brokolinin önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır; aynı zamanda hem bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte hemde antibiyotik vazifesi görmektedir.
* Brokoli, meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur.
* Brokoli içerdiği bazı indol ve indol türevleri (bitkisel hormonlar) açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu sayede vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir.
* Menopoz dönemindeki bayanlar için östrogen hormonunun düzenli çalışması için brokolideki bitkisel hormonlardan yararlanmaktadırlar.
* Brokolinin kendine özgü olan selülozik yapısı (lifli yapı) bağırsaklarda oluşan toksinlerin uzaklaştırılmasında (toksin atıcı) ve alınmış olan ağır metallerin emilmesinde büyük rol oynamaktadır. Brokolinin bu lifli yapısı dışkının düzenli bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Kabızlığı önleyicidir.
Ezogelin Çorbası
Mercimek çorbasından pek farkı olmayan Ezogelin çorbası, soğuk kış günlerinin en güzel çorbası…
* Besin değeri oldukça yüksek olan mercimek vücuda ve zihne güç verir.
* Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
* Gözlere de yararlıdır.
* Mercimeğin kalori değeri de yüksektir.
* Enerji verir ve yorgunluğu giderir.
* Kansızlara faydalıdır.
* Anne sütünü attırır.
* Kandaki kolesterol oranını düşürür ve kan akışını hızlandırır.
* Kalp ve damar hastalıkları ile şeker hastalığından korunmaya yardımcı olur.
* Kalp krizi riskini azaltır.
* Bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir.
Yayla Çorbası
İçerisinde bolca bulunan yoğurt sayesinde vitamin kaynağı olan Yayla Çorbasının faydalarını saymakla bitmez. İşte bunlardan birkaçı;
* Yoğurt yüksek kolesterol ve diyabet hastaları için oldukça faydalıdır. Kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir ve yağların harcanmasını kolaylaştırarak şişmanlamayı önler. Karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için yoğurt ideal bir besindir.
* Japonya’da yapılan araştırmalar, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Araştırma kapsamında 6 hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80’inde nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyinin düştüğünü belirten Japon bilim adamları, yoğurdun içeriğindeki maddelerin bu rahatsızlıkları önlediğini vurguladı.
* Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirdirir. Bu özelliği nedeniyle yoğurt vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından, mide, kolon ve ince bağırsak kanserlerine kadar birçok hastalıktan korur.
* Yoğurt, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların yaşamasını engeller ve sindirimi kolaylaştırır. Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur.
* Yoğurt tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.
* Yoğurt karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfordan oldukça zengin bir besindir.
* Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.
* Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler.
* Yoğurt büyüme gelişme çağında diş ve kemik gelişimini hızlandırır, raşitizmden korur, kemikleri güçlendirir ve kırılmaları önler.
* Yoğurt, bebeklere altıncı aydan sonra ek olarak verilen ilk besinlerden biridir. Böylece bebeklerin kemik ve diş gelişimine yardımcı olur. Bağışıklık sistemlerini güçlendirir. Bağırsaklarda faydalı mikropların oluşumunu hızlandırır, ishalden korur.
* Akşam yenen bir kase yoğurt uykuya dalmayı kolaylaştırır.
* İshali olanlarda yoğurt ve ayran iyileşmeyi hızlandırır.
* Yoğurdun alerjik etkisi çok azdır.
* Yapılan çalışmalar çok yoğurt yiyenlerin az yiyenlere göre daha uzun ömürlü ve daha sağlıklı yaşadıklarını göstermiştir.
Tavuk Çorbası
Gripten kurtulmak için ilaç kullanmak istemiyorsanız, uzmanlar doğal yollar öneriyor.
* Et suyu ve tavuk suyuyla çorba hazırladığınızda yağ ilave etmenize gerek kalmaz. Küçük et ve tavuk parçacıklı çorbalar enerji verir tok kalmanızı sağlar.
* Tavuk sulu sebze çorbaları, nötrofil ismi verilen iltihap hücrelerini engelliyor. (Nötrofiller, solunum yollarında muküs salgısını artırarak öksürük, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi hastalık belirtilerinden sorumlu tutulan hücrelerdir.)
* Tavuk ve piliç, protein, madensel tuzlar ve vitamin kaynağıdır.
* Güç ve enerji verir. İbn-i Sina ve Hipokrat gibi eski hekimler tavuk etini pek çok hastalığa karşı ilaç olarak verirlerdi.
* Kolesterol yapmaz. Yaşlılar, başta göğsü olmak üzere, korkmadan bol bol tavuk eti yiyebilirler.
* Kırmızı ete göre daha düşük oranda yağ içeren tavuk eti tüketmek ise kalp krizi riskini yüzde 19 oranında azaltıyor.
Mısır Çorbası
Süt ve mısır gibi insan vücuduna yararlı olan besinlerin bolca bulunduğu Mısır çorbasının faydaları;
* Lif yönünden zengin bir besin olması, kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesini sağlar. Bol lif, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayarak kabızlığı da önler ve ishali keser.
* Koroner kalp hastalığı riskini azaltır.
* İçerdiği yüksek karbonhidrat sayesinde da enerjinize enerji katar.
* A vitamini yönünden zengin olduğu için gözlere kuvvet verir.
* Kan yapıcı özelliğe sahiptir.
* Mideyi kuvvetlendirir, gastrit gibi rahatsızlıkların iyileşmesine yardımcı olur.
* Mısır püskülü idrar söktürür, böbrek taşlarının kolay düşürülmesini sağlar.
* Mısır özü yağında doymamış yağ asitleri bol miktarda bulunduğu için kolesterolü düşürür, damar sertliğini önler.
Mantar Çorbası
Tüm dünyada on binlerce çeşidi bulunan mantar protein ve demir açısından çok zengindir. Ayrıca mantarda A, B, D, P ve K vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, fosfor ve bakır mineralleri de bulunur.
* İçerdiği Protein değeri sayesinde etin yerini tutar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci arttırır.
* Göze ve vücuda kuvvet verir.
* Bedensel ve zihinsel gelişimi destekler.
* Öğrenme yeteneğini arttırır.
* Yorgunluğu giderir.
* Bol miktarda demir minerali içeren mantar, kansızlığa iyi gelir.
* Kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp ve damar hastalıları ile kalp krizine karşı koruyucu etki gösterir.
Pirinç Çorbası
Nişasta açısından zengin bir besin olan pirinç, içerdiği kalori ile miktarı ile çok iyi bir enerji kaynağıdır. 100 gr. kuru pirinç yaklaşık 360 kalori içerir. Ayrıca, B1, B2, C ve E vitaminleri ile sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor minerallerini içerir. Pirincin besin değeri kabuğu alındığında azalır. Bu nedenle besin değerlerini koruması ve daha yararlı olması için kepekli pirinç tercih edilmelidir.
* Vücut gelişimini destekler.
* Vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir.
* Doyurucudur.
* Zihni açar.
* Yüksek tansiyonu düşürür.
* Hazmı kolaylaştırır.
* Vücuttaki fazla suyu çekerek vücudun toksit maddeleri uzaklaştırmasına yardımcı olur ve ishali de keser.
* İçeriğinde bulunan kanser önleyici maddeler sayesinde başta bağırsak kanseri olmak üzere kansere koruyucudur.
* Kandaki kolesterol oranını azaltıcı etkisi ile kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucudur.
Ispanak Çorbası
A, C, E ve B grubu vitaminleri ile demir, magnezyum, fosfor ve iyot mineralleri ve protein açısından oldukça zengin bir besindir.
* Vücudun dayanıklılığını arttırır ve vücuda kuvvet verir.
* Yorgunluğu giderir.
* Zihni kuvvetlendirir.
* Yaşlılığa bağlı öğrenme güçlüklerini giderir.
* Ispanak, kansızlığa iyi gelmesinin yanında kanser, kalp ve damar hastalıkları ile soğuk algınlığı, ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarına karşı da faydalıdır.
* Yüksek tansiyona, felce ve özellikle yaşlanmaya bağlı görme bozukluklarına iyi gelir.
* Hamilelere ve doğacak çocuğa güç verir.
* Sinirleri yatıştırır ve sakinlik verir.
* Sindirimi kolaylaştırır.
* İdrar söktürücüdür.
* Hemoroite (Basur) iyi gelir.
* Yara ve yanıkların iyileşmelerini hızlandırır.
* Kemikleri ve dişleri güçlendirir.
* Diş çürümelerini önler.
* Kolesterolü düşürür.
* Şeker hastalarına yararlıdır.
Kereviz Çorbası
Oldukça besleyici bir sebze olan kereviz A, B ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini içerir. Besin değeri ve faydası bakımından Allah’ın bir lütfü olan bu bitki pek çok hastalığa iyi gelir.
* Uyarıcıdır.
* Kandaki stresi hormonlarını azaltır ve sinir yorgunluğunu giderir.
* Vücudu kuvvetlendirir. Cinsel gücü ve isteği arttırır, iktidarsızlığı giderir.
* İştah açıcıdır.
* Ağız kokusunu giderir.
* Öksürüğü keser.
* Kanı temizler.
* Karaciğer şişliğini ve sarılığı giderir.
* Sivilceleri azaltır. Gaz söktürücüdür.
* Böbrek kumunun ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur.
* Yüksek tansiyon, şeker ve prostat hastalarına faydalıdır.
* Hipertansiyonu ve kolesterolü düşürür.
* Mideyi kuvvetlendirir.
* Ağrıları giderir.
* Cilde tazelik ve parlaklık verir.
* Unutkanlığa karşı faydalıdır.
* Anne sütünü arttırır.
* Romatizma ve gut şikâyetlerini azaltır.
Kremalı Kabak Çorbası
Sarı renkte çiçekler açan sürüngen bir bitki olan kabak oldukça besleyicidir. Özellikle B1 ve C vitaminleri ile potasyum ve fosfor mineralleri açısından zengindir. Ayrıca, bitkisel protein, nişasta ve çinko içerir. Kabak lif açısından da zengin bir besindir.
* İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.
* Mide ve bağırsakları yumuşatır.
* Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir.
* Basur ve prostat şikâyetlerini azaltır.
* Yüksek tansiyonu ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olur.
* Sinirleri yatıştırır.
* Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser.
* Kan yapar.
* Cinsel gücü ve doğurganlığı arttırır.
* Zihin açar.
Balık Çorbası
Haftada en az iki kez balık yiyorsanız, sağlığınızı koruyorsunuz demektir. Yapılan araştırmalar düzenli olarak balık yemenin fiziksel ve ruhsal sağlığımıza iyi geldiğini gösteriyor.
* Kalp hastalığını ve felci önler. Balıkların hepsi yararlıdır, fakat kalbi koruyan omega-3 yağı bakımından somon, ton, sardalya, ringa, alabalık, morina, uskumru, kefal ve barbunya balıkları daha zengindir.
* Kolesterol metabolizmasını ayarlar. Balıkta bol miktarda bulunan Omega-3, damar genişletici, agregasyon önleyici etkisi vardır. Bu özelliklerinden dolayı kalp ve damar hastalıklarına karşı korunma sağlar.
* Kemikler için yararlıdır. Ton, sardalya gibi konserve balıklar ve yumuşacık kılçıklarıyla beraber yenilebilecek küçük balıklar, süt ürünlerinin yanında beslenmenizde daha fazla kalsiyum bulundurmanın en iyi yoludur.
* Şeker hastaları için yararlıdır. Şeker hastaları, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için balık yemek onlar için yararlıdır.
* Astım tehlikesini azaltır. Bazı bulgulara göre, haftada birden fazla, özellikle de yağlı balıklardan yiyen çocuklarda astıma tutulma oranı, fazla balık yemeyen çocuklara göre daha azdır.
* Balık prostat kanserini önler. Omega 3 yağlarının antikanserojen etkisi çeşitli araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur. Bilim adamları Omega 3 yağlarınca zengin bir diyetin tümör ve metastas oluşumunu azalttığını belirtiyorlar.
* Balık kırışıklara karşı etkilidir. Avustralya’da yayınlanan bir araştırma, beslenmenin cilt yaşlanmasıyla ilintili olduğunu ortaya koydu. Balık yiyen insanların cildinin daha az yaşlandığı, kırışık sorunuyla daha geç tanıştığı görüldü.
* Balık yemek mutluluk ve enerji kaynağıdır. Serotonin ‘rahatlık, mutluluk’ hisleriyle bağlantılı önemli bir sinir iletkeni. 11 ülkede yürütülen araştırmalar, depresyon oranıyla tüketilen balık miktarının ters orantılı olduğunu gösteriyor.
* Balık yiyen kadınların çocukları daha zeki olur. İngiltere’de yapılan bir araştırma hamileliklerinde balık yağı açısından zengin bir diyet uygulayan kadınların çocuklarının daha zeki, daha çevik olduklarını ortaya koydu.
* Balık yemek için bütçenizi zorlamaya gerek yoktur. Bazı balıklar pahalıdır ama ucuz balıklar da bulunmaktadır. Et ve tavukta olduğu gibi, balığın yağlarını ayırmaya gerek yoktur. Böylelikle paranızı sokağa atmamış olursunuz.
* Yağ oranı azdır. İçinde sağlık için önemli olan Omega-3 yağı bulunmasına karşın, balıklar genel olarak daha az yağlıdır, kilo aldırmazlar.
* Bunaklık ve Alzheimer riskini azaltır. Balıkta bulunan yağ asidi beyindeki iltihaplanmayı önleyebiliyor, beynin ve sinir hücrelerinin gelişmesini sağlıyor, böylece bunaklık ve alzheimer riskini azaltıyor.
* Yapılan bir araştırmada, kanser hücrelerini besleyen maddelere balık yağını karıştıran uzmanlar, bu uygulamanın kanser hücrelerini “intihara zorladığını” belirledi.
Köfteli Sebze Çorbası
Köfteli sebze çorbasının içinde yer alan patates ve havuç vitamin bakımında çok zengin… Bol miktarda C ve B vitaminleri ile potasyum ve kalsiyum içeren patates, protein, bakır, demir ve fosfor da içerir. Bol miktarda A vitamini barındıran havuç ise B, C, D ve E vitaminleri açısından da oldukça zengindir. Ayrıca karoten, şeker ve fosfor ihtiva eder.
PATATES:
* Vücuda enerji verir, halsizliği ve yorgunluğu giderir.
* Kandaki şeker oranını düşüren patates şeker hastaları için faydalıdır.
* Damar sertliğini giderir. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
* Kanı temizler.
* Kansere karşı koruyucudur.
* Bağırsak şişliğini ve basur ağrılarını azaltır.
* El ve ayak çatlaklarına iyi gelir.
* Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur.
* Böbreklere faydalıdır.
* Normal ve kuru ciltler için yararlıdır.
HAVUÇ:
* Bağırsakları çalıştırarak sindirime yardımcı olur.
* İdrar ve gaz söktürücüdür.
* Kabızlığı giderir, ishali keser.
* Bağırsak iltihaplarını ve böbrek ağrılarını giderir.
* Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur.
* Vücuda, kalbe ve gözlere kuvvet verir.
* Cinsel gücü arttırır.
* Bitkinliğe ve Kansızlığa iyi gelir.
* Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına ve öksürüğe karşı faydalıdır.
* Kansere karşı koruyucudur.
* Kandaki kolesterol oranını düşüren Havuç, kalp hastalıkları ve damar sertliğine faydalıdır.
* Kalp krizi ve felç riskini azaltır.
* Vücuttaki zararlı maddeleri uzaklaştırmaya yardımcı olarak kanı temizler.
* Cilde tazelik ve canlılık verir.
* Cilt hastalıklarına karşı yararlıdır.
* Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir.
* Diş etlerini güçlendirir.
Yuvalama Çorbası
Besin değeri ve kalorisi yüksek bir sebze olan nohut, Yuvalama çorbasının başlıca beslecisi baklagilindendir. Bol miktarda nişasta ve azot içermesinin yanında bitkisel protein ve B vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfat ve fosfor gibi mineraller açısından zengindir. 100 gr. nohut 360 kalori, yaklaşık 20 gr bitkisel protein, 5 gr. yağ ve 61 gr. karbonhidrat içerir.
* Vücudu kuvvetlendirir.
* Beyinsel ve zihinsel yorgunluğu giderir.
* İştah açar.
* Mideyi kuvvetlendirir, bağırsakları yumuşatır ve bol idrar söktürür.
* Anne sütünü arttırır.
* Vücuttaki damarları açar.
* Cinsel isteği ve gücü arttırır.
* Sesi açar ve öksürüğü keser.
* Göğüs kanserine karşı koruyucudur.
* Vücutta fazla su toplanmasını önler.
* Östrojen hormonunu dengeleyici etkisi ile özellikle menopoz döneminde faydalıdır.
Düğün Çorbası
İçinde kuzu gerdan ve yoğurt bulunan Düğün çorbasının faydaları;
* Yoğurt yüksek kolesterol ve diyabet hastaları için oldukça faydalıdır. Kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir ve yağların harcanmasını kolaylaştırarak şişmanlamayı önler. Karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için yoğurt ideal bir besindir.
* Japonya’da yapılan araştırmalar, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Araştırma kapsamında 6 hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80’inde nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyinin düştüğünü belirten Japon bilim adamları, yoğurdun içeriğindeki maddelerin bu rahatsızlıkları önlediğini vurguladı.
* Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu özelliği nedeniyle yoğurt vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından, mide, kolon ve ince bağırsak kanserlerine kadar birçok hastalıktan korur.
* Yoğurt, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların yaşamasını engeller ve sindirimi kolaylaştırır. Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur.
* Yoğurt tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.
* Yoğurt karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfordan oldukça zengin bir besindir.
* Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.
* Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler.
* Yoğurt büyüme gelişme çağında diş ve kemik gelişimini hızlandırır, raşitizmden korur, kemikleri güçlendirir ve kırılmaları önler.
* Yoğurt, bebeklere altıncı aydan sonra ek olarak verilen ilk besinlerden biridir. Böylece bebeklerin kemik ve diş gelişimine yardımcı olur. Bağışıklık sistemlerini güçlendirir. Bağırsaklarda faydalı mikropların oluşumunu hızlandırır, ishalden korur.
* Akşam yenen bir kase yoğurt uykuya dalmayı kolaylaştırır.
* İshali olanlarda yoğurt ve ayran iyileşmeyi hızlandırır.
* Yoğurdun alerjik etkisi çok azdır.
* Yapılan çalışmalar çok yoğurt yiyenlerin az yiyenlere göre daha uzun ömürlü ve daha sağlıklı yaşadıklarını göstermiştir.
* Yoğurt, vitamin içerdiği için suyu süzülmeden yenmelidir. Süzme yoğurt B vitamininden fakirdir. Hangi yaşta olursanız olun, sağlıklı ya da hasta, her gün mutlaka 1 kase yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Böylece sağlıklı ve uzun ömürlü yaşayabilirsiniz.

Kaynak: MYNET.com

24 Haziran 2013 Pazartesi

Tirebolu42 İçmediyseniz Henüz Çay İçmemişsiniz!

Eğer bir çay tiryakisiyseniz, gidip 5-10 çeşit çayı harmanlayarak ancak bir adam gibi çay elde edebildiğinizi düşünüyorsanız, çay yine kötü oldu galiba sudan, galiba demlikten diyerek denemediğiniz yol kalmadıysa ama hala lezzetli çay tadını bulamıyorsanız bilin ki siz daha Tirebolu42 çayını denememişsiniz.



Geçen şirketteki bir sohbet sırasında bu markayı duydum hemen internetin başına oturup araştırdım, kendime şaştım hatta utandım nasıl duymamıştım daha önce bu çayı,  kutsal bilgi kaynağı ekşi sözlükte üstüne methiyeler düzülmüş bir içen başka çay içemez olmuş. Başta hiç inanmadım ama merakımdan hemen bir sipariş verdim.

İnternet üzerinden öyle ahım şahım bir sistemi olmayan sitelerinden verdiğim siparişim öbür gün Giresun'lardan kapıma gelmişti.

Bu hafta sonu hemen kahvaltı çayımı bu çayla yaptım içine farklı hiçbir çay eklemedim, normalde kokulu çay severim o yüzden mutlaka bergamotlu çay eklerim bu sefer asıl performansı görmek istedim hatta birazda aman al işte bergamotsuz bu da bir şeye benzemiyormuş demek için yaptım.

Normalde 1 bardak çayla sofradan kalkan ben 4 bardak çayı nasıl içtim bilemiyorum of o ne keyif, ne lezzet, ne renk, ne kokudur. Gerçekten çay dedim işte budur.

1 kg'lık paketi 15 TL. İçine yaprak çaylardan, kokulu çaylardan da eklemeye gerek olmadığı için fiyat çok iyi. Sipariş formunu dolduruyorsunuz hemen bir ilgili sizi arıyor siparişi ve tutarı teyit ediyorsunuz sonra istediğiniz yöntemle, ben havale yöntemini kullandım, ödemenizi yapıyorsunuz ertesi gün siparişiniz kapınızda.

Ben ilave olarak tek kavrulmuş fındık ezmesi ve tek kavrulmuş fındık da aldım. Ezme pek beğenilmedi çok tatlıyla aram olmadığı için benim tarzım değil, fındık ise Ada'nın kahvaltı karışımına konacak.

Siteyi buradan ziyaret edip mutlaka bu çayı denemelisizin.

Çayın ismiyle ilgili bir rivayet de ekşi sözlükte şöyle;

kurtuluş savaşı yıllarında Giresunlularca kurulan iki gönüllü alay vardır. Bunlardan biri, Binbaşı Hüseyin Avni (Alparslan) komutasındaki 42. gönüllü alay 'dır.

42. gönüllü alayın komutanı olan Binbaşı Hüseyin Aavni bey, Tirebolu'lu olduğundan, çayın adı da buradan gelmektedir, derler.
Enjoy!

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Tavisiye Meleğiniz Dimes Taze Sıkmayı Denedi Ve...




Artık senin annen bir melekti yavrum cümlesini benim için çok rahatlıkla kurabilirler.

tavsiyekanali.com herhalde birçoğunuz duymuştur işte benim için çok uygun bir sistem daha. Ben de hemen üye oldum ve ilk ürün denememi de bu hafta gerçekleştirdim.

16 Nisan 2013 Salı

Yeni Keşif - EÜ Çiftlik Restaurant


Bu hafta sonu keşif için seçtiğimiz yer Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Menemen Araştırma Uygulama ve Üretim Çiftliği içindeki Çiftlik Restaurant idi.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Yeni Keşif - İzmir'de Piknik, Kendin Pişir Kendin Ye Mekanı - Çoban Et

Çok büyük ihtimalle en son keşfeden benimdir bu kadar güzel bir mekanı ama yine de varsa birkaç kişi daha bilmeyen onlar da bu vesileyle öğrenirse ne mutlu.
Ben çok beğendim hep aynı yerlere gitmekten çok sıkılan bir insan olarak değişik yerler keşfetmeyi seviyorum, bu hele de bir piknik alanı, temiz hava, bol gıda temalı ise daha da mutlu oluyorum.
Cumartesi günü neredeyse 30°C'ye varan ama güneşin de tepede cayır cayır yakmadığı hafif bulutların arasından ara ara göz kırptığı tam piknik yapmaya elverişli koşulların olduğu bir gündü. Biz de tavsiye üzerine bu yeni keşfimiz için yollara düştük.

Mekanın ismi Çoban Et. Buraya gitmek için havaalanından geçip Kısıkköy Mobilyacılar sitesine geliyorsunuz buradan çok az daha devam ederek Oğlananası denen yerin tabelalarını görüp oraya dönüyorsunuz biraz daha gidince gelmiş oluyorsunuz. Karşıyaka'dan otobandan gidince 50km gibi bir mesafede. 
Girişte arabaları park ettiğiniz büyük alanlar mevcut arabanızı koyup hemen girişteki markete dalıyorsunuz.
buraya dışarıdan yiyecek içecek getirmek yasak ama isterseniz kendi tabak çatal vs. eşyalarınızı getirebilirsiniz. İsterseniz bizim gibi elinizi kolunuzu sallayarak da gidebilirsiniz markette her şeyi temin etmek mümkün.



Kocaman bir market içinde yok yok piknik ve mangal için istenen her şey var. Biz önce tabak çanak alışverişi ile başladık. İsterseniz plastik tabak bardak alabilirsiniz yok ben keyfime düşkünüm öyle plastiklerde yiyemem derseniz (bizim gibi) melamin tabak cam bardak ve metal çatal bıçaktan oluşturulmuş setlerden alabilirsiniz. Şarap için ayrıca kadeh de satılıyor ama ben su bardağında şarap içmeyi çok seviyorum böyle de bir çeşidim :)




Tuzunuz bile tuzlukta hem de şirin inek şeklinde :)



Salata malzemelerinin satıldığı bir reyondan alışverişimizi yaptıktan sonra uzuuunnn et reyonuna geldik, ister beyaz et ister kırmızı, köftesi, adanası, soslusu sadesi envayi çeşidiyle Çoban Et'in kendi yetiştirip kestiği hayvanlardan inanılmaz taze ve lezzetli etlerden seçtik.




Her çeşit alkollü içki mevcut içkiler marketlerle aynı fiyat, rakınızı, soğuk suyunuzu aldınız buzsuz olur mu olmaz buzunuz bile satılıyor.


Mangal sofrası mezesiz olur mu o da olmaz minik minik kutularda çeşitli mezeler mevcut meze kutularının içinden minik servis çatalları bile çıkıyor bayıldım.

Kasada ödeme yaparken bir de mangal fişi satın alıyorsunuz.

Sonra malzemelerle birlikte piknik alanına giriyorsunuz. Çok geniş bir mekan bir sürü oturma yeri alternatifi var ağaçların altında masalar ya da kendinden şemsiyeli masalar 6 kişilikler ya da daha kalabalık gruplara uygun büyük masalar. Keyfinize göre bir yer belirleyip yerleşiyorsunuz. Görevlilere mangal fişinizi veriyorsunuz masanıza güzelce yakılıp hazırlanmış mangalınız getiriliyor. Ondan sonrası sabahlar olmasın, içelim güzelleşelim mode: ON




İçeride yürüyüş yapabileceğiniz kadar uzun yollar var, ayrıca çocuklar için minik bir hayvanat bahçesi, serbest gezen kediler köpekler de var ama hiç masalara musallat olup rahatsız etmiyorlar hepsi tok ve mutlu :)

Uzun keyifli mangal sefasından sonra da girişteki çay evinden bir demlik ve bardaklar kiralıyorsunuz :) (vallahi demlikleri çantaya atıp götürenler var demek ki para alıyorlar ne biçim bir milletiz anlamıyorum) biz yanımızda kendi çayımızı getirmiştik en sevdiğim şey kendi harmanımla çay demlemektir onların verdiği çayın üstüne kendimizinkini ekleyip 20 şer bardak çay içmiş olabiliriz :)

Ortalıkta devamlı dolaşan ve çöpleri toplayan görevliler mevcut her yer gayet temiz, dediğim gibi marketten alınan her şey etler ve içkiler de dahil bildiğimiz market fiyatında o yüzden ödenen hesap çok makul. Biz bundan sonra gidişlerimizde de aldığımız tabak bardakları götüreceğimiz için o masrafı da tek sefer yapmış olduk.

Ada ortama bayıldı çimenlerin üstünde keyif yaptı bütün gün, hayvanlarla oynadı, biz sakin bir ortamda temiz havanın keyfini çıkardık.



Alternatif bir mekan olarak herkese tavsiye ediyorum.

Enjoy!