DenizDeSevenler

Magic Lip Balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Magic Lip Balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2013 Cuma

Watson's dan Hediyelerim de geldi Tatile gidebilirim Artııkkk

Evet bir tatile gidiyorum hüloooğğğ yazısıyla daha karşınızdayım. Geçen sene de çok neş-e dolu bir tatil yazısı yazmış idim merak edenler ve nostalji yapmak isteyenler buradan okuyabilir. Bakalım bugün bu yazı nasıl ilerleyecek.

Dikkat orantısız mutluluk çıkabilir!!

Bazen diyorum ki keşke hiç çalışmasam hayatım hep tatil modunda geçse koca parasını çıtırdatırken biraz alışveriş, biraz masaj bakım, biraz kızımın bale kursundan, yüzme kursuna aheste gidişler yapsam, evimin balkonuna envai gereksiz ıvır zıvırlar alıp süsleyecek vaktim olsa vs. vs. sonra diyorum ki kızım o zaman bu yılda bir yapabildiğin tatil gibi tatil heyecanını nasıl yaşayacaksın resmen gün sayarak bekliyorum bu zamanın gelmesini. Aylar öncesinden planlar yapıyorum otel araştırmaları nereye gitsek, nerede kalsak, ne yiyip-içsek bunların hiçbir manası kalmayacak.

Geçen sene tüm tatilimizi yazlıkta geçirmiştik Ada küçük olduğundan ve ben cesaretsiz olduğumdan otel planı falan yapmamıştık bu sene tatilimizi ikiye böldük yarısı otel yarısı yazlık olacak. Otel olarak nereyi seçtiğimizi şimdi söylemeyeceğim ama çocuklu ailelere uygun olduğunu söyleyebilirim. Önce ben gidip deneyeyim sonra sizlerle paylaşacağım vallahi beni okumadan tatil planı yapmayın anacım ne diyim :) çok eğlenceli bir otele benziyor ama hiç belli de olmaz bir felaketle de karşılaşabiliriz. İşte yılda bir yapılan tatilde bir de bu stress var aylarca bekleyip planlayıp bir faciayla karşılaşırsam diye geriliyor insan. Aman ben gerilecek yer arıyorum galiba.

Eskiden oda+kahvaltı konseptli otelleri severdim hayatta en nefret ettiğim şey herşey dahil sistemlerdi o ne öyle otele gir bir daha çıkma nefrett, afaganlar basar daralırım ben. Benim gezmem lazım, değişik yerlerde yemem lazım gelin görün ki çocuk olunca insan resmen mutasyona uğruyor ben ben değilim adeta şu anda herşey dahil de neymiş ultra-mega herşey dahil otelleri çok seviyorum. Mümkünse içeri girelim tek yapmamız gereken şey yemek-içmek, uyumak, banyo yapmak falan olsun onun dışında hiçbir işten sorumlu olmayalım. Çocuğumuz kontrolsüz oyun ve eğlencenin dibine vursun hatta allahım animatör katili olabilecek ben Ada’yı eğlendirip benim başımdan alabilcek animatörleri bağrıma basasım geliyor.  Dolayısıyla bu oteli bu amaçlara hizmet etmesi için seçtik dönüşte yorumlayacağım umarım güzel Mutlu görsellerle :)

Gelelim ürün denemelerine, ne diyorum ben tatile çıkmadan tatile çıkmayııın :) saçımdan totoma kullanılacak değişik ürünlerle gidiyorum tatile. Bunları deneyip dönüşte sizlere yorumlayacağım. Aman öyle çok birşey yok yani ben öyle tatilde 80 çeşit oje, 135 çeşit güneş ürün, 2356 çeşit krem falan kullanamam beklentinizi yüksek tutmayın reca ediyorum.

Böyle renksiz ürünsüz bir tatil yazısı yazacağım diye hayıflanırken dün ne oldu dersiniz, 24 Temmuz’da birinci yılını dolduracak DenizDeNerde’ye ilk hediyesi geldii.

Anam sen ben bir şaşır bir şaşır bir sevin bir sevin :) ben öyle hediye mediye gönderilen bir blog değilim sayın izleyici valla basıyoruz parayı alıyoruz deniyoruz işte beğendik mi beğenmedik mi bildiriyoruz ama kadim dostum Watson’s :P beni hatırlamış bana da güzel bir tatil öncesi paketi göndermiş.


Yalnız size söylüyorum bu Watson’s da bir Bebek Chucky durumu sezdim dikkatli olalım.
Dün paketin elime geçmesinden birkaç saat once internette deliler gibi inceltici krem araştırmaları yaptım. Efenim Krauterhof’lar, Deborah’lar. Blogger yorumları okudum falan sonra bir baktım kapımda Watson’s kutusu içinde koca bir inceltici krem tüpü neeyyyy siz benim Google aramalarımı mı takip ediyorsunuz hülloooğğğ :) kısaca çok denemek istediğim bir ürünü de içinde barındıran bu güzel kutu için tekrar teşekkür ediyorum. İçinde neler mi var;


Dediğim gibi koca bir tüp inceltici krem,
Solait 50spf matlaştırıcı yüz kremi ki matlaştırıcı güneş kremini çok merak ediyorum çünkü tam bana göre,
Rimmel Salon muhteşem bir bordo renk oje ki bu seriyi de çok merak ediyordum,
Rimmel Maskara ki mascara en çok kullandığım ürün hemen denenecek,
Çantamın vazgeçilmesi Watson’s Magic Lip Balm yazısı burada,
Yaz sıcaklarında yine çanta demirbaşı ıslak ve kuru mendil,
Daha önce çok beğenerek Watson's dan satın aldığım ve bu hediyeyle ikilediğim bir alışveriş ya da plaj çantası veee
Çok şık tasarlanmış, vallahi Ada’dan zor kaçırdığım, WOW ayna.  
WOW ne demek acaba? World of Watson’s? Wonders of Watson’s? Watson’s over Watson’s?


Hepsi tatil valizime girip benimle gelecek.
  
Bu güzel kutuyla göz kırpan Watson’s daki yenilikleri de merakla bekliyorum ve takipçisiyim :)

Herkesin gönlünce eğlenip dinlenebildiği tatilleri olsun! Sevgiler…

Enjoy!






31 Ağustos 2012 Cuma

Watson's – Magic Lip Balm (Sür ve unut!)

Bir insanın doğası gereği kendinden beklenen davranışları tutarlı bir şekilde sergilemesi ne kadar güzel bir şey çok özeniyorum. Ben kadınsal özelliklerin %50 sini sergileyip geri kalan %50’yi es geçtiğim için aşağıdaki örnekleri kaçınılmaz olarak yaşıyorum.
Topuklu ayakkabıyı her kadın gibi çok seviyorum ama üzerinde dengede durmak ve ağrıyan ayaklara uzun süreli tahammül konularının yakınından geçemediğim için aldığım bir ayakkabıyı bir gün giyip üç ay yanına yaklaşamıyorum.
Etek giymeyi çok seviyorum ama bacaklarımı kibar bir edayla birleştirip sağda ya da solda tutarak oturmaya ancak 8-9 saat dayanabildiğim için aldığım sürüyle etek ancak birkaç kere giyilebiliyor.
Değişik takılar takmayı çok seviyorum ama elimi yıkarken yüzüklere sabun kaçmasından, bilgisayar kullanırken bileziklerin şangırdamasından, kulağımda küpe varken telefonla konuşmaktan nefret ettiğim için evde kutu kutu duran takılar bir iki kere gün yüzü görebiliyor.  
Makyaj yapmayı çok sevmeme rağmen makyaj tazelemeyi bir kere bile hatırlamadığım için maksimum öğlen saatlerinde, ruju çıkmış, pudrası uçmuş, allığı kaçmış kısacası neredeyse sıfır makyajlı bir yüzle günü tamamlıyorum. Kullandığım makyaj malzemelerini de üzerinde ömrü 6 ay diyorsa ben 26 ay dolapta tutup sonunda bozulduğunu anlamak için klinik testlere gerek kalmadan leş gibi koklamarından anlayıp neredeyse hiç kullanılmamış gibi görüntüleriyle çöpe atıyorum.
En sevdiğim makyaj malzemesi bu sebeplerden dolayı rimel. Çok sert bir dış etkiye maruz kalmadığı müddetçe (o da waterproof olmayanlar için), höykürerek ağlamak, sağanak yağmurda bir saat yürümek, altından geçtiğin balkondan kafana bir kova temizlik suyu boşalması gibi, sen ne zaman hadi canım tak sepeti koluna dersen o zaman terk ediyor bünyeyi. Şimdiye kadar hakkıyla kullanıp dibine kadar bitirerek yenisini aldığım tek makyaj malzemesi rimel o yüzden. Ama insanın makyajlıymış gibi görünmesi için bence en az iki elemana ihtiyacı var. Biri rimel diğeri de ruj. Sadece ruj ve rimel sürerek şahsen ben gayet makyajlı gibi olabiliyorum. Ama işte o ruju bütün gün dudakta tutmak ne mümkün. Çeşitli teknikler var bunun için; önce dudaklara pudra sürün sonra ruj çok uzun dayanıyor – denedim dayanma süresi kahvaltı çayının son yudumuna kadar, önce ilk katı sürüp fazlasını mendili hömürmek suretiyle alın ikinci katı sürün çok uzun dayanıyor – denedim dayanma süresi kahvaltı sonrası içilen kahvenin son yudumuna kadar, uzun süre çıkmayan long lasting denilen rujlar süper 8 saat dayanıyor – denedim dayanma süresi eğer arada dudaklardaki pul pul soyulan rujları dikkate almazsanız öğlen yemeğinin ilk lokmasına kadar. Kısacası ben bulamadım siz biliyorsanız sabah sürdüm akşam yatarken aynen duruyordu silerek zor çıkarttım diye bir ruj bana da söyleyin ama sürülmesi kolay arada da pul pul dökülmesin bir zahmet.
Ama işte arkadaşlar allah bir yerden alıyor bir yere veriyor. Bu kadar arızalı bir insanım ama bir o kadar da azimliyim umutluyum arayışlarım hiç bitmiyor.
Son favorim Watson’s dan 3 TL mi 5 TL mi öyle komik bir rakama aldığım Magic Lip Balm. 8.5 cm boyunda küçümencik incecik bir dudak parlatıcısı ama bildiğiniz parlatıcılardan değil.

Beyaz renksiz görünümlü bu parlatıcı dudaklara sürüldükten kısa bir süre sonra çok doğal bir pembelik vermeye başlıyor ama ne başlamak ondan sonra unut gitsin sabah kahvaltını yap çayını iç, kahveni iç öğlen yemek ye parlaklık gitse de pembelik çok belirgin bir şekilde dudakta kalmaya devam ediyor. Üstelik bardaklara falan bulaşan bir şey de yok o görüntüden de nefret ediyorum ben. Eğer üst üste sürerseniz renk çingene pembesine kadar gidiyor ve o zaman günlerce kalıyor tahminimce çünkü sabunla bile yıkasanız geçmiyor, bir makyaj temizleyicisi gerekiyor.
2 gr'lık ürün aynı zamanda UVA/UVB koruması da sağlıyor ki bence çok önemli bir özellik yaş dayanmış 35’e.




Bu son fotoğraflarda elimde performansını göstermeye çalıştım.
İlk anda neredeyse renksiz bir parlatıcı gibi görünen ürün bir iki dakika içerisinde pembeliğini veriyor.


Bu resim tek kat olarak sürülmüş ve 5 dakika geçtikten sonraki rengi. 


Üçüncü resimde ise elimin üstünü iyice ovalayarak silmeme rağmen rengin neredeyse hiç değişmeden kaldığı görülüyor. 
 

Enjoy!